Tarihi Yerler

Akçaabat’ın tarihi mahallelerinden biri olan Orta mahalle, Osmanlı dönemi sivil mimarlık örnekleri, sokakları, merdivenleri, duvarları ve çeşmeleriyle tarihi karakterlerini günümüze aktarabilmiş nadir yerleşim yerlerimizden biridir. Tarihi dokusu tek-tek evler olarak değil, sokak ve mahalle ölçeğinde bütünlük gösteren bu alan tarihi kentsel bir sit alanıdır. Sit alanı içerisinde geçmiş kültürlerin seçkin ürünlerinden ve anıtsal mimarlık örneklerinden olan ST. Michael Kilisesi, Þapel ve günümüzde ilköğretim okulu olarak kullanılan Kilise Okulu yer almaktadır. Akçaabat Belediyesi tarafından Trabzon valiliğinin de katkılarıyla burada bir çekirdek alan oluşturma ve burayı yeniden turizme kazandırma çalışmaları sürdürülmektedir. Orta Mahalle başta olmak üzere tarihi kültür değerlerimizi korumak amacıyla Akçaabat Belediye Meclisi’nin başvurusu sonucu Akçaabat, Tarihi Kentler Birliği’nin üyesi olmuştur.
1884 yılında ilçe olan Akçaabat’ın, Osmanlı Dönemine ait kaynaklarda şehir merkezi “Pulathane”, ilçe geneli ise Akçeabâd” olarak geçmektedir.Doğu Karadeniz Bölgesi’nin tek doğal limanı olan Akçaabat, öncelikle bir liman kenti olarak önem kazandı. Trabzon Limanı yapılmadan önce bölgeye gelen yük ve yolcu gemileri, fırtınalı havalarda Akçaabat Limanı’na kaçmak zorunda kalırlardı. Akçaabat Limanı, tarih boyunca bu yöreye gelen deniz taşıtlarının en güvenilir barınağı olmuştur. XVI.yüzyılda Trabzon’a bağlı bir nahiye olup, Hızır Çelebi ismindeki bir kişinin 24.000 akçe geçerli zeameti idi. Akçaabat’ta günümüze gelen belli başlı yapılar arasında Eski Cami vardır. Deniz kıyısından 200 m. yükseklikte yer alan bu caminin yazıtı olmadığından yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Kare plânlı, orijinalinin kubbeli olduğu sanılan caminin üzeri çatı benzeri bir örtü ile kaplanmıştır.
Yanındaki kesme taştan minaresi barok üslupta olup, oldukça itinalı bir işçilik göstermektedir. Caminin yanı başındaki h.1190 (1784-1785) tarihli Mustafa Efendi Çeşmesi bulunmaktadır. Mimari üslubuna dayanılarak caminin XVIII. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Eski Cami’nin doğusunda Akçaabat Dülbinar Mahallesi’nin camisi 1949 yılına kadar orijinal şeklini korumuş, o tarihten sonra betonlaştırılarak tüm özelliğini yitirmiştir.
Evliya Çelebi bu camiden söz etmiştir:

“Aydınlık bir camidir. Çok sağlam vakfiyesi vardır. Polathane ismi ile anılan Akçaabat da bu caminin vakıflarındandır. Ayrıca daha başka vakıf köyleri vardır. Yekpare kubbesi içinde nice kandiller yanar. Duvarlarının bir sıra taşları cilalıdır. Bir sofa beyaz ve cilalı taşlarla yapılmıştır. Bu caminin bitirilmesinde ebcet hesabıyla h.920 (1514–1515) eder”.

Ayrıca cami avlusunun dört bir yanında yüksek odalarla süslenmiş bir medresesi olduğunu söyleyerek buradaki görevlilere de değinmiştir: “İmam ve talebeye aydan aya vakıf tarafından belirli vazife, et ve mum parası verilirdi” Bugün bu medreseden günümüze hiçbir iz gelememiştir. Son cemaat yeri baklava başlıklı altı sütunun taşıdığı kemerler üzerine oturan beş kubbeden oluşmaktadır. Kubbelerin içleri 1905 yılında yapılan onarım sırasında kalem işleriyle bezenmiştir. Beyaz kesme taştan, 1.20 m. kalınlığındaki cami duvarları üzerine kubbe oturtulmuştur. Son derece güzel aydınlatılan caminin mihrabı mermerden beş bölümlüdür. Baklava motifleriyle sonuçlanan mihrabın boyanmış oluşu, onu doğal güzelliğinden uzaklaştırmıştır. Burada dolaşan yazı frizi caminin h.1301 (1803) yılında onarım geçirdiğine işaret etmektedir.

Sekizgen bir kaide üzerinde, caminin sağında yer alan minare iki sıra siyah, bir sıra beyaz taşların işlenmesiyle meydana gelmiş olup mukarnaslı ve tek şerefelidir. Ayrıca caminin önündeki şadırvan önceden buradaki bir avluya işaret etmektedir. Günümüze oldukça iyi bir durumda gelen bu şadırvan, 1967 yılındaki onarım sırasında yenilenmiştir.

Dürbinar Mezarlık Camisi (Akçaabat)

Trabzon ili Akçaabat ilçesinde bulunan bu cami, h. 1070 (1659–1660) tarihli vakfiyesinden anlaşıldığına göre, Osman Bin Sadullah tarafından yaptırılmıştır. Değişik zamanlarda yapılan onarımlarla özelliğinden tamamen uzaklaşmıştır.

Kesme taştan dikdörtgen planlı üzeri çatı ile örtülü yapıdır. Caminin yanında Hacı Salihzade Ali Ağa’nın yaptırmış olduğu medrese yıkılmış ve günümüze gelememiştir.
Mahalle Camisi (Akçaabat)

Trabzon ili Akçaabat ilçesinde bulunan bu cami h.1222 (1807–1808) tarihli vakfiyesinden öğrenildiğine göre Molla Bekir oğlu Hafız Üzeyir Efendi tarafından yaptırılmıştır. Bu cami daha önceki bir caminin yerine yaptırılmış olup, ilk cami hakkında yeterli bilgi bulunmamaktadır.

Kesme taş ve moloz taştan dikdörtgen planlı yapılan bu caminin üzeri çatı ile örtülüdür. Yanında yuvarlak gövdeli, tek şerefeli minaresi bulunmaktadır. Cami mimari yönden özelliğini yitirmiştir.
Eski Cami (Akçaabat)

Trabzon ili Akçaabat ilçesinde, deniz kıyısında bulunan bu caminin kitabesi günümüze gelememiştir. Yapı üslubundan XVIII. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Bununla beraber yanındaki çeşmenin 1784–1785 tarihli kitabesi bulunmaktadır. Bu çeşme ile caminin bağlantılı olduğu sanılmaktadır.

Günümüzde betonarme olarak yenilenen caminin orijinal yapısı ile ilgili herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Bugünkü hali ile kareye yakın dikdörtgen planlı olup, üzeri kubbe ile örtülüdür. Ýlk yapıdan arta kalan minaresi barok üsluptadır. Özenli bir işçiliği olan minarenin şerefe altı stalaktitli olup, gövde üzerinde de çeşitli süslemeler bulunmaktadır.

Yeni Cami (Akçaabat)

Trabzon ili Akçaabat ilçesinde bulunan bu cami XX. yüzyılın başlarında halktan toplanan paralar ile yapılmıştır. Akçaabat’ın en büyük camisi olup, dikdörtgen planlıdır. Kesme taştan yapılmıştır.

Bunların dışında Akçaabat’ta Müftü Camisi ile Orta Mahalle Camisi bulunmaktadır. Ancak bu camiler yakın tarihlerde yenilenmiş ve orijinal şekillerinden günümüze hiçbir iz gelemediği gibi kaynaklarda da bir bilgiye rastlanmamıştır.

St.Michael Kilisesi (Akçaabat Orta Mahalle Kilisesi) (Akçaabat)
Trabzon Akçaabat İlçesi, Orta Mahalle semtinde yer alan bu kilisenin Komnenoslar zamanında yapıldığı sanılmaktadır. Selina Ballance’nin belirttiğine göre; Komnenos Manuel, Selçuklu ordusunu 30 Ağustos 1332’de yenmiş ve bu zaferi kutlamak amacıyla bu kiliseyi yaptırmıştır. Kilise Rumlar tarafından 1846 yılında onarılmıştır. Bu kilise ilk defa Hamilton tarafından tanıtılmıştır.

Dikdörtgen plânlı, tek nefli olan yapı, kesme ve moloz taştan yapılmış, duvarlar kemerlerle takviye edilmiştir. İbadet mekânının üzeri tonozlarla örtülmüş olup, abside yakın bölümde pandantiflerin taşıdığı yüksek kasnaklı bir kubbe vardır. Apsid içten yarım dıştan köşeli planlıdır. Son Bizans döneminin özgün mimarisi duvar işlemelerinde kendisini göstermektedir.
Kilisenin döşemesi Bizans üslubunda mozaiklerle kaplanmıştır. Ancak bunlar zamanla harap olmuş ve pek az parça günümüze gelebilmiştir.

Kiliseye XIX. yüzyılda bir bölüm daha eklenmiş ve bunun sonucunda uzunluğu daha da genişlemiştir. Bu eklemeler de yapının mimarisinde değişiklikler ortaya koymuştur. Kilise son zamanlarda ev olarak kullanılmış, üzerine beton çatı yapılmış, yerli yersiz yerlere pencereler açılarak giriş değiştirilmiştir.

Hagios Michael Kilisesi (Akçaabat)

Trabzon ili Akçaabat ilçesi, Orta Mahalle Semtinde Hagios Michael Kilisesi’nin doğusunda bulunan bu kilise aynı ismi taşıdığı kilise ile birlikte yapılmıştır. Geç dönemlerde onarılan bu kilise günümüzde depo olarak kullanılmaktadır.

Kilise moloz taştan tek nefli, dikdörtgen planlı olarak yapılmıştır. Pencere kenarlarında apsiste tuğlaya yer verilmiştir. Kilisenin güney cephesinden iki girişi olup, bunların üzerindeki tuğla bezemeler bütün yapıyı çepeçevre kuşatmaktadır. Kilisenin üzeri beşik bir tonozla örtülmüştür. Apsisin yanındaki duvarın üzerinde Deisis sahnesine ait olduğu sanılan fresk izleri görülmektedir.

Günümüzde bu yapı evler arasında sıkışıp kalmıştır.

Akçakale

12. Yy. yapımı olan ve Akçaabat’ın Akçakale beldesine adını veren tarihi kale yıllara meydan okumayı sürdürürken Akçakale ve Mersin kıyıları doğal birer plaj özellikleri ile Trabzon’un yaz aylarında tercih edilen yerlerindendir.

Sera Gölü

Akçaabat merkezinden 5 kilometre uzaklıkta bulunan Sera Gölünün genişliği 150-200 metre, uzunluğu ise yaklaşık 4 kilometredir.1950′ yılında oluşan ve bir set gölü olan Sera Gölü: Trabzon’dan ilçeye girişte Derecik adını alan yerde bulunan ve Akçaabat’ın doğal güzelliği ile bilinen turizm yerlerinden biridir.

Çalköy Mağarası

Akçaabat Söğütlü deresi boyunca 30 kilometrelik bir uzaklıkta bulunan mağara Türkiye’nin en büyük mağarası olmasının yanında milyonlarca yıllık sarkıt ve dikitleri, su ve şelalesi ile önemli bir turizm bölgesidir. 1km uzunluğunda olduğu sanılan mağaranın 550 metrelik bölümünde yürüyüş parkuru ve ışıklandırma çalışmaları tamamlanmış durumdadır.

Sivriburun Tepe

İlçemiz Helvacı, Çınarlık, Tütüncüler köylerinin birleştiği noktada, Akçaabat’a hakim bir tepe olan ve güzel manzarasıyla Trabzondan Rize kaçkar dağlarına kadar uzanan bir alanı gören Sivriburun tepe; Belediyemiz tarafından yapılan bir proje ile turizme kazandırılacaktır. Sivriburun tepe projesinin hayata geçirilebilmesi için ;30 dönümlük bir alan kamulaştırılarak, gerekli çalışmalar başlatılmıştır. İleriye dönük olarak Liman-Orta Mahalle-Sivriburun Tepe-Hıdırnebi ve Yayla kentler irtibatı kurularak, şehrimiz için turizmin öncelikli sektör halini alması hedeflenmektedir. Denizden 715 m yükseklikte, Akçaabat Trabzon sahilleri ile birlikte arka kesimlerdeki yaylaları da kapsayan güzel manzarasıyla, Trabzon’dan Rize Kaçkar Dağları’na kadar uzanan bir alanı gören Sivri Burun Tepe’nin turizme kazandırılması için; 30 dönümlük bir alan kamulaştırılarak, gerekli çalışmalar başlatılmıştır. Şehir merkezinden 6 km mesafede Akçaabat’a hakim bir tepe olan Sivri Burun Tepe’nin haritası yaptırılmış olup, yolların açılması, elektrik ve su getirilmesi için gerekli çalışmalar sürdürülmektedir. İleriye dönük olarak Liman-Orta Mahalle-Sivri Burun Tepe-Hıdırnebi ve yayla kentler irtibatı kurularak, şehir için turizmin öncelikli sektör halini alması hedeflenmektedir.